buzdolabı servis
 

 

Online : 1 - Bu Gün : 24 Ziyaretçi

Bu Hafta : 292 - Bu Ay : 375 Ziyaretçi

Toplam : 75847 Ziyaretçi

Oruç Gazini Annesi Kırmızı Ebe Türbesi Köyümüzde Bulunmaktadır.

Kırmızı Ebe Türbesi:

            Anadolu’ nun İslâm-Türk ülkesi haline gelmesi için, kendisinden önce başlatılan

seferlere devam eden Anadolu Selçuklu Devleti Hükümdarı Alâaddin Keykubat, Başköy Rum

kalesini fethetmek üzere yol üzerindeki Taşlıca köyüne uğrar. Burada, yıllar önce gelip

yerleşmiş kadın Erenlerden Kırmızı Ebe ve Oğlu Oruç yaşamaktadır. Kırmızı Ebe Türk

askerlerini karşılar ve kendilerine ayran ikram etmek ister. Yayıkta yeni çalkadığı taze

ayranı, oradaki taş oluğa döker. Bütün asker de hem ayran içmek hem de kaplarını doldurmak

için sıraya geçer. Herkes ayran içip kabını doldurduğu halde, taş yalakdaki ayran hiç

tükenmez. Bu olay, Kırgız Ebe’nin evliyadan olduğunun ve ona Allah (C.C.) tarafından

verilmiş bir keramet olduğu kesindir. Bu arada, ayran içip kaplarını dolduran askerlerle

Kırgız Ebe arasında şu diyalog yaşanır:

  

-Doldurun Gazilerim,

         -Doldur Ana,

         -Doldurun yavrularım,

         -Ana,dolu,

            Bütün bir orduyu, bir bakraç ayran ile doyurduğu, Sultan’ın kulağına gider ve

Kırgız Ebe’yi huzuruna davet eder. O’ nda gördüğü keramet ile etkilenir ve çevre toprakları

oğlu Oruç Gazi’ ye yurt olarak bağışlar. Buna dair Kırmızı Ebe ‘ ye bir berat verir. Kırmızı

Ebe’ nin türbesi köyün doğu çıkışında bir tepe üzerinde olup 2001 de hayırsever bir vatandaş

tarafından restore edilmiştir.

b- Ayran Taşı:

Askerlerin ayran içtiği taş yalak (Ayran Taşı) , köyün üst başındaki, Koru’nun Önü denilen

mezarlık içindedir. 2001 de türbelerin restoresi sırasında bu Ayran Taşı da kafes içine

alınmış yanına da yukarıdaki olayı anlatan bir kitabe dikilmiştir. Köye ziyarete gelenler,

türbe ve Gelin kayası ile beraber bu taş yalağı da görmeden gitmezler ve dilek tutarak,

yanındaki bodur alıç ağacının dallarına bez bağlarlar.

 

c-Oruç Gazi türbesi:

Kırmızı Ebe’ nin oğlu olan Oruç Gazi’ nin türbesi köyün batı ucundaki diğer mezarlığın

içinde bulunur. Türbede Oruç Gazi’ den başka onun ailesine ait olduğu sanılan üç mezar daha

vardır. Eski ve virane haldeki türbe, 2001 yılında klasik Selçuklu tarzında restore

edilmiştir.

 

d-Gelin kayası :

Köyün güneyinde bir tepededir. Uzaktan bakınca gerçekten at üzerindeki bir gelinin

görünümündedir. Yanında gelinin sacayağı, odası, merdiveni ve vurulduğunda davul gibi ses

çıkardığından, taş olan davulcunun davulu olduğu söylenen taşlar vardır. Düğünlerde davul

çalmama adetinin, geçmiş ûlemanın  eğlencede aşırıya kaçılmaması için koyduğu bir müeyyide

veya Bizans devrinden kalma bir efsane olması muhtemeldir. Taşlıca köylüleri, bu “ davul

çalmama” adetine asırlarca uymuşlardır. Geçmişte, civar köylerden bazılarının, buna

inanmayıp davul çaldıkları, ancak felç olup yatağa düştükleri anlatılıyor.

            1991 de, köy halkından Bahattin Özdemir’in müracaatı üzerine, köyün tarihî

önemini göz önünde bulunduran Kültür Bakanlığı, Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma

Kurulu’nun 12.11.1991 tarih ve 2056 sayılı kararı ile Taşlıca köyünü koruma altına almıştır

 
 

Ana Sayfa - Derneğimiz - Fotoğraflarla Taşlıca - İletişim - İletişim Formu - Site Map

Taşlıca Köyü Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği 2013 - Web Host ArcGrup

buzdolabı servis